yunusbedrettin.sitemynet.com
kartal_t.jpg

Anasayfam
Boş Sayfa
Boş Sayfa
Linkler Sayfam

Anasayfam


Atatürk tarafından bastırılan posta pulu

00152xg.jpg

At Ölür Harman Kalır Yiğit Ölür Meydan Kalır

Sovyet Rusya dağıldıktan sonra, dünyada bir çok strateji ve hesaplar değişti. Yıllardır denge politikası ile yürütülen ülke politikaları da böylelikle ömrünü tamamladı.
Okul yıllarında hep Rusların sıcak denizlere inme politikası anlatıldı durdu. Rus düşmanlığı bir çoklarına mevki makam da kazandırdı. Bize hiç kimse Amerikanın sıcak denizlere yani güneyimize gelebileceğinden bahsetmedi. Bahsetselerdi zaten akıl sağlığını sorgularlardı adamın.
Peki ne oldu ?
Güneye Ruslar değil Amerikalı geldi oturdu. Hem de; dede kucağın da torun gibi, Kürtleri de kucağına oturtarak. Çok şeyler değişti çoook...
Değişmeyen ise bizim stratejistler. Dün Ruslar gelecek haa ! diyenler. Biz onları hep vatansever zannettik fakat öğrendik ki USA ($) severler imiş.
Venezüella devlet başkanı diyor ki; “Rusya dağıldıktan sonra, kale pozisyonunda ki Türkiye’ye Bölgede ŞAH olma yolu açılmıştı.Türkiye piyon olmayı seçti.”
Bre adam sen oradan nasıl gördün biz içindeyiz biz göremiyoruz.(Biz görüyoruz görmeyenler utansın) Bu adamı AKP’nin başına mı geçirsek acaba belki dinler arası diyoloğu milletlerarası bir diyoloğa da dönüştürür.Küresel ısınmayı bile atlatırız animallah.

Bu ülkede sağlam bir duruş sergileyen kurum, dernek vakıf her ne varsa hepsi ateşe atılmak isteniyor. Bize Atatürk’ten vazgeçin diyen AB üyeleri ile biz hala masada görüşme yapıyorsak yazıklar olsun bize.Atatürk’ten vazgeçin demek;
Bağımsızlığınızdan vazgeçin demektir,
Vatanınızdan vazgeçin demektir,
Namusunuzdan vazgeçin demektir,
Türkiye Cumhuriyetinden vazgeçin demektir.
Bizi duy ey AVRUPALI EMPERYALİST ve PAPA efendi ; Biz Türk Milleti olarak iki Mustafa’dan vazgeçmeyiz.Biri Muhammet Mustafa diğeri Mustafa Kemal.
TSK görevleri kısıtlansınmış.Niye AB normlarına uymuyor diye.Hayır efendim Ülkemiz üzerinde oynanan oyunları en iyi etüt eden ve bu konuda mukavemet gösteren tek kurum TSK da ondan. AB yolunda BOP projesinin alt yapısının oluşturulduğunu biliyor ve ben Atatürk’e Kuvvayı Milliye ve onun ruhuna ihanet etmem diyor. Tabi gavur durmuyor. TSK ‘yı dinsiz lanse etmeye çalışıyor kamuoyuna. TSK’leri dini de, dinin ne olduğunu da iyi biliyor. TSK yıllardır başörtüsü probleminin en büyük engeli olarak lanse edenler ya cahildir, ya da haindir. TSK başörtüsüne karşı değildir,dine karşı değildir, TSK’leri din diye; ARAPLAŞMAYA, din diye; SİYASALLAŞMAYA karşıdır. Araplaşmaya karşı çıkıyoruz derken dine, dine sahip çıkıyoruz derken Arap kültürüne sahip çıkmamak gerekir.Bu konu da Devlet reisleri de, Devlet kademesinde her koltuğun sahibi de dikkatli davranmak zorundadır.
TSK’yı eleştirenlere bakınız hepsi müslüman Hıristiyan severler.Ey Müminler;Hıristiyan siz Müslüman olduğunuz müddetçe sevmez.Dante İlahi Komedyasının Cehennem bölümünde İslam peygamberini Cehennemin enalt kuyusunun bir üstünde Şeytanın omuzlarında resmediyor. Onun üstünde Hz.Ali .......
Biz dinimizin şartlarından Yahudiyi ve onun peygamberini ve de kitabını, Hıristiyanı ve onun peygamberini ve onun kitabını tanırız.Bunlar bizi tanımazlar.Tanısalar zaten Müslüman olacak.O sebeple bir Müslüman Kilise de, Havra da dini vecibelerini yerine getirebilir ama bir Hıristiyan camide asla.Tanısın buyursun.Fakat Ülkemizi idare edenler bir diyalog tutturmuş gidiyor.Diyor ki gel sende cami de dini vazifeni yap. Adam ben haçlı seferine çıktım diyor sen dinler arası diyalogdan bahsediyorsun.Kimse gizli saklı yada ima ederek söylemiyor aleni açık ve net. Kimseye ne başımızdaki Albayrağı dokundurturuz; ne göğsümüzde ki imanı sorgulatırız.Herkes Haddini bilsin.

DEMOKRASİ DİLEYENE BAKINIZ!

1990 yıllarda demokrasinin şeytanın bir sistemi olduğunu dillendirenler, demokrasi istiyor.
Türkiye'de demokrasi yoktur.
Şeytana uşaklık edenin de demokrasiye ihtiyacı yoktur.
Siz İngiltere'nin ajan okulunda eğitim alacaksınız, din elden gidiyor diye siyaset yapacaksınız.
Mustafa Kemal'i din düşmanı ilan edip milleti istiklalinden vazgeçirmek için her türlü hokkabazlığa soyunacaksınız.
PKK terörüne şehitler verilirken, Kürt peşmergeler ile anlaşmaya çalışacaksınız.
Hiçbir şehit cenazesine gitmeyeceksiniz.
Türkçü Ziya Gökalp'in şiirini okuyup birkez bile Türküm demiyeceksiniz.
Sizi bir program dahilinde yetiştirecekler.
Bu millete vekillik yapacaksınız.
Bakan olacaksınız, Başbakan olacaksınız.
Laik bir cumhuriyeti beğenmiyeceksiniz hatta nefret edeceksiniz gelip o cumhuriyte başkanlık edeceksiniz.
Tüm bunları yaparken Başörtüsünün altına sığınacaksınız.
Milli hiçbir değeri kabullenmeyeceksiniz.
Egemenliği AB'ye Ya da USA'ya vereceksiniz.
Türk ve Müslüman düşmanı, Papanın heykelinin önünde yeminler edeceksiniz.
Haçlı seferine çıktım diyen ile işbirliği içerisinde olacaksınız.
Buna da medeniyetler buluşması diyeceksin.
Demokrasi isteyeceksin.
Çıkıp bir de ben Müslümanım diyeceksin.
Hadi ordan........

Ey benim necip milletim.İpin ucunu verdin şimdi seni dar'a çekiyorlar. Son nefesini vermeden Titre ve kendine gel.Uyuma uyutma..

Başlık Buraya Gelecek

Felek sillesini yemeyen baş, elini demir sanır yumruğu taş.Tarih insanlara bilgi, yetenek ve beceri getirir.Biz insanlar, Adem (a.s)’dan günümüze dünyayı okul, tarihi öğretmen sıfatında görseydik günümüzü acıya, kedere, yasa, kana bulamayan yüksek bir medeniyeti yaşıyor olur idik. Tarihi ilmini bile okullarda bilimsel olarak değerlendirilmediği muhakkak. Bu sadece memleketimize özgü bir sistem değil. Tüm devletlerin sistemi bu. Tarih bilimi devletlerin duygusal masalı olması İnsanlık için yeteri kadar tehditkar iken şimdi hükümetlerin politikası haline gelmesi ise içler acısıdır.
Günümüzde enerji ve Pazar savaşlarının ardında bir siyaset yürütülmektedir. Bu siyaset yeni bir başlangıç değildir.Kastantinepol’un İstanbul olması ile kiliseler tarafından başlatılan ve tüccarlar ile amorti edilen Türk düşmanlığı; 20.yy başlarında umutlarını gerçekleştirme için attıkları ilk adım l.Dünya savaşıdır.Serv dayatması bunun tam bir delili niteliğindedir ki Karlofça antlaşmasından 21 yıl önce Vatikan’da toplanan kardinaller meclisinin aldığı karara binaen,Devrin coğrafyacısı Guardiolana CORDETTİ’ye hazırlattıkları dünya haritası ispatıdır.
Peki nedir bu Türk Düşmanlığı?Nasıl ortaya çıkmıştır? Herkes bize düşmanlık besliyorsa biz kimiz? Bu soruların cevabına sonuçlardan yola çıkarak ararsak daha sağlıklı olacağı kanaatindeyim.
1. Bugün, Küresel güçlerin; Ortadoğu’ya refah ve özgürlük getirme,Demokrasi getirme,Güvenlik ve iş birliği getirme, Bölgeyi zenginleştirme, Barış ve istikrarı getirme gibi vaadlerin ardında geliştirdiği projelerde Türk Devletinin bölgede varlığı ve etkinliğini yitirdiğini görmekteyiz. Halbuki bu millet verdiği Kurtuluş mücadelesinde, hiçbir küresel gücün himayesi olmaksızın bağımsız yaşama isteğini ve kararlılığını göstermişti. Ulu Önder Mustafa Kemal’in diliyle bunun adı “Ya İstiklal! Ya Ölüm”dür.
Bu projeyi hayata geçirmek için İnsanlık dışı her türlü zulümü gösterebileceğini Irak’ta gösterenler şimdi bize “Atatürk’ten vazgeçin” diyorlar. Atatürk büyük bir lider olarak tarih sahnesinde yerini almışken bize “Atatürk’ten vazgeçin” diyorlarsa şunu demiş oluyorlar.Biz vaktiyle Damat Ferit’le anlaşmıştık, Mustafa Kemal bu anlaşmayı bozmuştu; bırakın O’nu Damat Ferit ile kaldığımız yerden sizinle devam edelimdir. Damat Ferit uzantılarının bugünlere kadar geldiğini ve sistemli bir şekilde iktidarı ele geçirdikleri bir düşünülürse maazallah.
2.Gelelim ll.Dünya savaşına.Herhalde bu dünya savaşı ile ilgili çekilmemiş ne film, oynanmamış bir tiyatro yada yazılmamış bir kitap olsun.Eğer bu savaşta katledilenler Türk olsaydı (hangi millet olursa olsun kabullenilecek bir tek şeyi yoktur) bu kadar film, bu kadar kitap ortaya çıkarmıydı? Tüm dünya ll.Dünya savaşında Yahudiler’in katledildiğini bilir. Bir tek kişi bir Yahudi, Arthur Kohler “2.Dünya Savaşında Yahudi katliamı oldu ama Berlin Yahuduileri değil, Polanya, Rusya Yahudileri katledildi.Berlin’deki Yahudiler’in bir çoğu İsrailoğluydu. Diğerleri ise Yahudiliği din olarak seçen tek millet olan Hazar Türk’leridir. Hitler Hazar Türk’lerini Katletti.Hitler’e bunları katledinceye kadar müsaade edildi sonra işi bitirildi” diyor.
3.Serv Antlaşması.
4.Amerika Kıtasında yaşayan yerlilerin büyük bir çoğunluğu Asya’dan Bering Boğazını geçen Türkler’dir.
Biz Kimiz?
Bizim için derler ki Anadolu’ya 1071’de geldiler.Bunu söyleyen ya acemi bir tarihçi ya da Rahmetli Uğur MUMCU’nun söylediği gibi “bilgi sahibi olmadan, fikir sahibi olanlar”dan. Medeniyetler Tarihi ve dil filomojisinin ve de Eski Yunan Tarihçi Sokrates’in talebesi Ksenephon’un eserine bakıldığında atalarımız; MÖ.Vll. yüzyılda Anadolu’dan geçerek, İtalya yarımadası’nda Lombardiya Alpler’ine ve Camonica vadisine yerleşmişler ve Po nehri yakınlarında Felsina şehrini kurdular.MÖ.Vl yy.sonunda bütün İtalya Yarımadası’nı ele geçirmişlerdir.Roma Devletinin Kurcusudurlar.
Tarihte halklarla savaşmayan, gittikleri yerde ahlaki ve insani düzen, nizam kuran ve hiçbir zaman faşist bir iz taşımayan tek millettir Türk Milleti.
Neden küresel güçler düşmandır? Küresel güçler dediğimiz Ülkelerin hepsi, Şirket devletlerdir.Şirketlerin Anonimi’dir.Bunun adı USA’dır, AB’dir.Batı aydınlanması Fransız İhtilali ile başlar lakin ihtilal maalesef maksadına ulaşamamıştır.İhtilalin başarılı olduğu şey İktidarı kiliseden almıştır ama halka kazandıramamıştır.İktidarı Tüccara kaptırmıştır.Bu ihtilalin çocukları şirketler bileşip, Birleşik Amerika Devletini kurmuşlardır.Bunların kendi ulusları dahil, hiçbir ulusa barış, özgürlük ve refah getirmesi tamamen ticaridir.
Dünya tarihinde insanın huzur ve güvenli bir ortamda yaşaması için düzen ve devletler kuran Türkler, bu şirketler devletine kötü bir temsil olarak gelmektedir.Tüm ulusların küresel sermayeye köle olması için büyük bir engel ve tehlikeli gördükleri millet Türk milletidir. Türk milleti ile mücadelelerinde hep zayıf noktalardan vurmaktadırlar. İnsanca bir yaşam, özgürlük, güven ve huzur. Önce huzurumuzu bozuyorlar sonra biz huzuru sağlarız diyorlar. Askeri ihtilallere destek oluyorlar, demokrasiyi getireceğiz diyorlar. Ulusal antlaşmalarla ürettiğinize kota uyguluyorlar, hazır üreteni üretimden uzaklaştırıyorlar, fakirleştiriyorlar sonra zenginlik vaat ediyorlar.
Hafızamızı muhafaza etmeliyiz.Eğer biri bizi özgürleştiriyor, zenginleştiriyorsa her an bu verilenler veren tarafından geri alınabileceğini, bilerek; Her neye ulaşacaksak hibe yolu ile değil, tıpkı dün Sakarya’da, Çanakkale’de olduğu gibi yüreğimizle, bileğimizle, alnımızın teriyle ulaşmaya çalışmalı, elde ettiklerimizi de mirasyedi gibi elden çıkarmamalıyız. Biz bize yeteriz.Yeterki Biz olalım.

ataturk3k.jpg


bayramakkan@msn.com

toroslarticaret@hotmail.com